Geçen yıl meydana gelen Kartalkaya yangın faciası, Türkiye’nin en büyük doğal felaketlerinden biri olarak hafızalarda tazeliğini koruyor. Aladağlar bölgesinde başlayan, aniden yayılan alevler, birçok insanın hayatını kaybetmesine ve büyük maddi hasara yol açmasına neden oldu. Yüzlerce aile, yangının dehşetini yaşadı; sevdiklerini kaybetti, evlerini yitirdi. Bu trajedi, bölgede yaşayan insanlar için sadece bir felaket değil, aynı zamanda bir yas dönemi oldu. Bugün, yangının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, acılar hâlâ taze; kayıplar hiçbir zaman unutulmayacak gibi görünüyor.
Yangın, 2022 yılının sıcak Ağustos günlerinden birinde başladı. O gün, piknik yapmak veya doğanın tadını çıkarmak için Kartalkaya’ya gelen aileler, bir anda alevlerin içinde kaldılar. Rüzgârın etkisiyle hızla yayılan alevler, kısa süre içinde büyük bir alanı etkisi altına aldı. Yerel itfaiye ve afet ekipleri, yangınla mücadele etmek için büyük bir çaba sarf etti, ancak alevler çok hızlı yayıldı. Yangın, sadece doğaya değil, içinde yaşayan insanlara da ciddi zararlar verdi. Birçok ev küle dönerken, tarım arazileri ve ormanlar yok oldu.
Yangının ilk günlerinde kayıplar artmaya başladı. Aileler, sevdiklerini aramak için seferber oldular. Ancak bazıları için bu çabalar sonuçsuz kaldı. Birçok insan, bir daha geri dönmemek üzere hayatını kaybetti. Bu sürecin ardından, ailelerin yaşadığı derin acı ve kayıplar, toplumda geniş yankı buldu. Yangın sonrası, kaybedilenlerden geriye kalan hatıralar, bölgedeki birçok kişi için yürek burkan anılar haline geldi.
Bir yıl geçmesine rağmen, yangında kaybedilenler unutulmuş değil. Yangında hayatını kaybedenlerin aileleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da sevdiklerinin anısını yaşatmak için bir araya geliyor. Toplanmalar, yalnızca anma değil, aynı zamanda kayıplarla başa çıkma mücadelesinin de bir parçası haline geldi. "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" diyen bir anne, yangının yarattığı derin acıyı dile getiriyor. O, yalnızca kızını değil, tüm hayatını da yangında kaybetti. Toplum, onlara destek olmak, acılarını paylaşmak için bir araya geliyor, ancak bu kayıpların acısını dindirmek mümkün olmuyor.
Yaraların sarılması ve afet sonrası toparlanma süreci de sosyal medyada yankı buldu. Yüzlerce insan, dayanışma ve yardımlaşma amacıyla birbirlerine destek oldu, ancak her anma etkinliğinde yoğunlaşan duygusal yük, kaybettiklerinin hatırasını yaşamaya çalışan ailelerin üzerinden eksik olmuyor. Yangına dair fotoğraflar, mesajlar ve anılar, acının zamanla azalmak bir yana zihnimizde yer etmeye devam ediyor.
Yangın sonrası, Kartalkaya ve çevresinde yapılan yangın güvenliği çalışmaları da hız kazandı. Yetkililer, böyle bir felaketin bir daha yaşanmaması için çeşitli önlemler almakta. Doğanın korunması için seferber olunması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, halkın bilinçlendirilmesi noktasında önemli adımlar atıldığını belirtiyorlar. İnsanlar, yangın güvenliğinin artırılmasını, yeşil alanların korunmasını ve yeniden ağaçlandırma çalışmalarını çok önemsiyor.
Kartalkaya’daki yangın, sadece bölgesel değil, ulusal bir anma ve uyanışa da sebep olmuştur. Birçok kişi, doğanın korunması, yangın güvenliği ve acil durumlar için hazırlık açısından daha duyarlı hale gelmiştir. Yangın sonrası yapılan anma etkinlikleri, hem kayıpları hatırlamak hem de toplumsal bir bilinç oluşturmak açısından büyük bir öneme sahiptir. Şimdi, geçmişte yaşanan bu acı tecrübeden ders alarak ilerlemek, toplum olarak daha bilinçli bir anlayış geliştirmek büyük bir sorumluluğumuz. Yangınlar, evet felakettir; ama onları önlemek için atılacak adımlar toplumumuzun geleceği için kritik öneme sahip.
Tüm bu acıların üstesinden gelebilmek ve onları unutmamak için, bir kez daha doğaya saygı gösterip, kayıplarımıza sahip çıkmalıyız. Yangın faciasının üzerinden bir yıl geçerken, bu acı deneyimi paylaşmak ve hatırlamak, yeni nesillere öğretmek, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için çok önemlidir. Kaybedilen hayatlar için bir anma, onların anısını yaşatmak ve bir daha böyle felaketlerin yaşanmaması umuduyla hareket etmek, tüm toplumun ortak sorumluluğudur.